Hala sizinleyse!! !
24/12/2008 · Kategori: Bebegim ve Ben
1 yaşınızdayken sizi elleriyle besledi ve yıkadı. Bütün gece ağlayıp onu uyutmayarak teşekkür ettiniz.
2 yaşınızdayken size yürümeyi öğretti. Size seslendiğinde odadan kaçarak teşekkür ettiniz.
3 yasınızdayken size özenle yemekler hazırladı. Tabağınızı masanın altına dökerek teşekkür ettiniz.
4 yaşınızdayken elinize rengârenk kalemler tutuşturdu. Evin bütün duvarlarına resim yaparak teşekkür ettiniz.
5 yaşınızdayken sizi cici kıyafetlerle süsledi. Gördüğünüz ilk çamur birikintisine atlayarak teşekkür ettiniz.
6 yaşınızdayken okula kadar sizinle yürüdü. Sokaklarda 'GITMIYCEEEEEEEM' diye ağlayarak teşekkür ettiniz.
7 yaşınızdayken size bir top hediye etti. Komşunun camini kırarak teşekkür ettiniz.
9 yaşınızdayken size dualar öğretti, siz her seferinde unutarak teşekkür ettiniz.
11 yaşınızdayken sizi arkadaşınızla sinemaya götürdü 'Sen bizimle oturma' diyerek teşekkür ettiniz.
12 yaşınızdayken zararlı TV programlarını seyretmenizi istemedi. O evde değilken hepsini izleyerek teşekkür ettiniz.
19 yaşınızdayken okul masraflarınızı karşıladı, sizi arabayla kampusa götürdü ve eşyalarınızı taşıdı.
Arkadaşlarınız alay etmesin diye kampus kapısında vedalaşarak teşekkür ettiniz.
21 yaşınızdayken iş hayati ve kariyerinizle ilgili size fikir vermek istedi. 'Ben senin gibi olmayacağım' diyerek teşekkür ettiniz.
22 yaşınızdayken kep giyme töreninizde size gururla sarıldı. Avrupa seyahati için para isteyerek teşekkür ettiniz.
25 yaşınızdayken düğün masraflarınızı karşıladı, sizin için hem mutlu oldu hem çok duygulandı. Siz dünyanın bir ucuna taşınarak teşekkür ettiniz.
30 yaşınızdayken bebek bakimi hakkında size akil vermek istedi. 'Artik bu ilkel yöntemleri bırak' diyerek teşekkür ettiniz.
40 yaşınızdayken sizi arayıp bir akrabanızın doğum gününü hatırlattı. 'Anne işim başımdan aşkın' diyerek teşekkür ettiniz.
50 yaşınızdayken o çok hastalandı, hafta sonunda onu görmeye gittiğinizde mutlu oldu.
Ona yaşlıların çocuk gibi nazlı olduğunu söyleyerek teşekkür ettiniz.
Derken bir gün..... o öldü.
O güne kadar onun için yapmadığınız ne varsa, o anda kalbinize bir yıldırım gibi duştu....
VE BİR HİKAYE:
'Evin telefonu sabaha karşı üç buçukta çaldı. Uyku sersemi adam telefonu açtı.
Telefondaki ses annesine aitti.
Telaşlandı, korktu başlarına bir şey mi gelmişti?
Annesi 'nasılsın oğlum iyi misin?' diye sordu.
Oğlu şaşkın bir ifadeyle 'iyiyim anne hayırdır bir şey mi oldu siz iyi
misiniz?' dedi.
Annesi 'biz iyiyiz bir şeyimiz yok sadece sesini duymak istedim' dedi.
Oğlu da 'anne bunun için mi aradın saat sabahın üçbuçuğu yarında
konuşabilirdik' diyince annesi de 'rahatsız mı ettim oğlum?' dedi.
Oğlu 'evet anne rahatsız ettin' diyince annesi
'30 sene önce sen de beni bu
saate rahatsız etmiştin, doğum günün kutlu olsun'
EĞER HALA SİZİNLEYSE, ŞİMDİ ONU HER ZAMANKİNDEN DAHA COK SEVİN
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Çalışan annenin sorumlulukları
4/12/2008 · Kategori: Bebegim ve Ben
| Çalışan annenin sorumlulukları |
Modern hayat bize pek çok nimetle beraber çok fazla da külfet getirdi. İhtiyaçlarımız arttıkça evdeki masraflar da artıyor ve artık ailede tek kişinin çalışması bütün masrafları karşılamada yetersiz kalıyor. Psikolog Serap Duygulu: “Gelişen teknolojiyle beraber iletişim imkanlarının da sınır tanımadığı çağımızda yeni olan her şeyden haberdar oluyoruz. İhtiyacımızın da ötesinde özeniyoruz. Her şeyin en iyisine sahip olmak istiyoruz. Sahip olmak istediklerimiz artıyor, hayat şartları giderek zorlaşıyor. Üstelik kadınlarımız aldıkları eğitimi çalışma hayatında kullanmak istiyorlar. Bu da artık annelerin de iş hayatında yer almalarını getiriyor.” diyor. Çalışan kadın olmak Çalışmaya başladığınız andan itibaren pek çok yükün altına girersiniz ve daha önceden var olan sorumluluklarınız ve görevleriniz de iki katına çıkar. • Ev içi düzenden sorumlu olmak, • Bir eş olarak yapılması gerekenler, • Bir çalışan olarak yükümlülükler, • Bir anne olarak sorumluluklar, • Çalışan bir anne olmanın getirdiği suçluluk duygusu gibi, birçok sorunla ve duyguyla baş etmek zorunda kalıp, her şeyin ötesinde anne olmanızın verdiği hassasiyetle karmaşık duygular yaşıyor olabilirsiniz. Çalışma hayatının içinde yer almanız, elbette ki olumlu bir tutumdur. Aldığınız eğitimlerin karşılığında, bu eğitimlerin gereğini yapmanız ve hayatın, üretimin içinde olmanız, ruh halinizi de olumlu etkiler. Çalışma hayatınızda eğer doğru programlama yapmazsanız, çok ağır sorunlulukların altına girmeniz, size yarardan çok zarar getirebilir. Özellikle bazı durumlarda, “Süper Anne Sendromu” diye bilinen bir sağlık sorunuyla karşı karşıya kalabilirsiniz. İyi bir eş, iyi bir ev kadını, iyi bir iş kadını, iyi bir anne olmak, bazen sizi o kadar bunaltır ki, ciddi psikolojik sorunlarla uğraşmak durumunda bile kalabilirsiniz. Bir kadın olarak genelde mükemmeliyetçi davranmaktan vazgeçmezsiniz, ancak bu kadar çok iyi şeyi bir arada yapabilmenizin de gerçekten zor olduğunu unutmamalısınız. Çalışan anne olmak Çalışmak, hayat şartlarının giderek zorlaşmasından dolayı zaten yeterince ağırdır, üstelik siz aynı zamanda bir anneyseniz, çalışan bir anne olmak daha da zor olur. Bir kadın olarak günlük hayattaki sorumluluklarınız belli bir sınırdayken, anne olunca durum biraz daha sıkıntı verici olur ve sorumluluklarınız artar. Söz konusu çocuklar olduğunda, her an beklenmedik kötü sürprizlerle karşılaşabilirsiniz. Gün içinde gelen telefonla çocuğunuzun ateşinin çıktığını ya da okulda sorun yaşadığını öğrenmeniz, paniğe kapılmanız için yeterli olabilir. • Anne olmak, kötü sürprizlere asla hazırlıksız olmamaktır. • Anne olmak, hayatınızın tam orta yerinde yer alan yavrunuza, gönüllü olarak yönetimi teslim etmektir. • Anne olmak, her şeyden ve herkesten önce, canınızdan can verdiğiniz bir başka varlığa hayatınızı adamaktır. • Anne olmak, çocuğunuzun en iyi şekilde yetişmesini sağlamaktır. Eğer çalışan bir anneyseniz, hem ev hem de işle ilgili olarak ciddi sorumluluklar taşımakla birlikte, asıl sorumluluğunuzu çocuğunuza karşı hissedersiniz. Hatta bazen bu sorumluluk sizde bir başka olumsuz duyguyu da beraberinde getirebilir ki, o da suçluluktur. Suçluluk duygusu Çalışan bir anne olarak, çocuğunuzla vakit ayırmakla ilgili genellikle sorunlar yaşarsınız. Bu sorunlarla başa çıksanız da çıkamasanız da, ağırlıklı olarak yaşadığınız, panik ve suçluluk duygusudur. Özellikle, çocuğunuzun doğumundan kısa bir süre sonra işe dönmek zorunda kaldıysanız, suçluluk duygusu içerisine girersiniz. Tam tersi bir biçimde çocuğunuz doğduğunda çalışmayıp, sonradan çalışmak zorunda kaldıysanız da bu duyguya kapılabilirsiniz. Elbette zamanınızın çoğunu çocuğunuzla geçirmek varken işe başlamanız ve uzun sürelerle ondan ayrı kalmanız çok sevimli bir durum değildir, ancak bu duyguyla başa çıkmanın yollarını bulmanız gerekir. Eğer çalışan bir anneyseniz; • İşten eve dönüşlerinizde trafik ya da yoğun çalışma saatleri nedeniyle ortaya çıkan gecikmeler ve buna bağlı olarak oluşan stres, • Eve dönüşlerinizde önceliğinizi alışverişe ve yemek pişirmeye vermeniz, • Bu sürelerde çocuğunuzla yeteri kadar ilgilenememeniz, • Eve döndüğünüzde aslında çok yorgun olmanız ve dinlenme için fırsat bulamamanız, • Genellikle sizin yükünüzü paylaşacak insanların, sadece çocuk bakımıyla ilgileniyor olmaları ve ev düzeninde bütün yükün yine sizin sorumluluğunuzda olması, • Çocuğunuzun yetiştirilmesi sırasında ve ev içi görevlerde eşinizin çok aktif olarak rol almaması, • İşiniz konusunda yerine getirmeniz gereken yükümlülüklerin başkaları tarafından çok ciddiye alınmaması ve gerekirse işten ayrılmanızın bekleniyor olması gibi sorunlar yaşayabilmeniz çok normaldir. Burada size yüklenen bütün görevlerin dışında, size verilen asıl mesaj “İyi bir anne ol, hatta gerekiyorsa çalışma”dır. Eğer ki koşullar nedeniyle çalışmak zorunda kaldıysanız, bu sefer siz suçluluk duygularıyla mücadele etmek zorunda kalırsınız. |
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Anne / Baba Yemini;
26/11/2008 · Kategori: Bebegim ve Ben
Bu yüce varlığa kavuşmamıza izin veren Yaradan 'a hep şükredeceğimize; O 'nu bildiğimiz ve elde edebildiğimiz en iyi olanaklarla yetiştireceğimize; ruhunu güzelliklerle süslemesine, bedeninin kıymetini bilmesine yardımcı olacağımıza; sevmeyi ve sevgiyi öğreteceğimize; O'nu sayacağımıza ve O 'na saygıyı anlatacağımıza; mutlu anında da kederli anında da daima O'nun yanında olacağımıza; ancak "Emek Verdim" diyerek haksız beklentiler içine girmeyeceğimize; O'nun varlığı için ve hayat arkadaşlığı için hep yanımızda olan eşimizle beslediğimiz sevgi, saygı ve güveni hergün tazeleyeceğimize; gözümüzün nuru, evimizin neşesi, hayatımızın anlamı olan "Bebeğimizi" kendi arzularını gerçekleştirmesi yönünde destekleyeceğimize; ama kendi arzularımızı O'nda yaşatmaya çalışmayacağımıza; kendi çıkarlarından önce toplumsal değerleri ön planda tutmasını O'na öğreteceğimize; Anneliğin / Babalığın içimizde yeşerttiği zenginlikleri isteyen herkesle mutluluk duyarak paylaşacağımıza; ve O'nun yazıyla, kışıyla, gecesiyle, gündüzüyle bütün varlığımızla daima sevip koruyacağımıza söz veririz.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Hayata Dair
17/10/2008 · Kategori: Bebegim ve Ben
* Sadece bu sabah için, Içimden aglamak geldigi halde yüzünü gördügümde gülümseyecegim.
* Sadece bu sabah için, ne giymek istediginin seçimini sana birakacagim gülümseyerek ne kadar yakistigini söyleyecegim.
* Sadece bu sabah, çamasirlari yikamaktan vazgeçip seninle parkta oynamaya gidecegim.
* Bu sabah bulasiklari lavaboda birakip, bulmacanin nasil çözüldügünü bana ögretmeni izleyecegim.
* Öglenden sonra telefonun fisini çekip bilgisayari kapatacagim ve arka bahçede oturup seninle köpükten balonlar uçuracagim.
* Bu ögleden sonra dondurma arabasi için çigliklar attiginda sana hiç kizmayacagim ve gelirse bir tane alacagim.
* Bu ögleden sonra kurabiye pisirirken bana yardim etmene izin
verecegim ve çalismayacagim .
* Bu ögleden sonra Mc Donald's a gidecegiz ve iki tane çocuk menusu isteyecegiz ki,iki oyuncak alabilesin.
* Bu gece seni kollarimda tutacagim ve nasil dogdugunu seni
ne kadar çok sevdigimi anlatacagim.
* Bu gece küvette sulari siçratmana izin verecegim ve sana hiç
kizmayacagim.
* Bu gece geç saate kadar oturmana ve balkonda oturup yildizlari saymana izin verecegim .
* Bu gece yanina uzanip en sevdigim TV programlarini bir kenara birakip parmaklarimi saçlarinda dolastirirken bana en büyük armagani verdigi için Tanriya sükredecegim.
* Yatak odalari hastane odalarinda donuk bakislarla,daha fazla içlerinde tutamadiklari çigliklariyla hasta çocuklarini seyreden anne babalar düsünecegim.
* Ve bu gece yanagina iyi geceler öpücügü biraz daha uzun tutacagim kollarimda.
*Tanriya senin için tesekkür edip bize yalnizca bir gün daha vermesi için yakaracagim.....
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Minik Bebeğimiz
9/9/2008 · Kategori: Bebegim ve Ben
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
« Önceki ::
